HAVUÇ SUYUNUN YAYGINLAŞMASI İÇİN BOSTANCILAR ODASI KOLLARI SIVADI

Dünya çapında en çok tüketilen ve sağlık için de pek çok konuda yararı olan sebzelerden biri havuçtur. Havuç, en büyük faydasını içeriğinde bol miktarda bulunan A vitamini karşılar. Düzenli olarak tüketilen havuç sonrasında bireyin vücudu ihtiyaç duyulan A vitaminini bollukla alabileceği için bu tip kişilerin A vitamini eksikliğiyle alakalı hiç bir sağlık sorununa kolay kolay yakalanmadığı bilinmektedir.

 

HAVUÇ SUYUNUN ÜCRETSİZ OLARAK OKULLARA DAĞITILMASI BEKLENİYOR

 

Türkiye’nin havuç ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Beypazarı 20 bin dekar havuç ekili alan bulunuyor. Beypazarı Sebzeciler Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, “Sosyal Proje” kapsamında pilot bölge olarak üretim en fazla olduğu Beypazarı’nı seçti. İlk olarak havuç suyunun okullarda daha sonra ise kamu kurum ve kuruluşlarında ücretsiz olarak dağıtılması hedefleniyor.

 

HAVUCUN İÇERİSİNDEKİ BETA KAROTENİ ÖNEMLİ

 

Beypazarı Bostancıları Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Ahmet Gençer, çocukların telefon, bilgisayar ve televizyona yönlenmesiyle göz hastalıklarının arttığını ifade etti. Gençer, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Son dönem de ne yazık ki çocuklarımızı sokaktan ziyade evlerimizde telefonlara, televizyonlara ve bilgisayarlara mahkûm hale getirdik. Bu da çocuklarımızı göz kuruluğuna sebep oluyor. Biz havuçtaki A vitaminini duyarız. Göz sıvısının artması noktasında havucun içerisindeki beta karoteni maddesi çok önemlidir. Bu içtikleri takdir de çocuklarımızın göz hastalıkları ilgili sağlık noktasındaki sıkıntıları çok aza indirgeniyor.”

 

ÇOCUKLARINIZA GÜNDE 1 BARDAK HAVUÇ SUYU İÇİRİN

 

Günde 1 bardak havuç suyu içirilmesiyle çocukların daha sağlıklı bireyler olacağını ifade eden Gençer, “Çocuklarımız asitli içeceklerle ilgili ne yazık ki obez pozisyona geliyorlar. Günde her akşam bir çay bardağı havuz suyu içerek çocuklarımızı daha sağlıklı hale getirebiliriz. Bunu temin etmek ve uygulamak çok kolay. 70-80 liraya havuç sıkma makinaları elde edebiliyoruz” dedi.

Pilot bölge olarak Beypazarı’nda ücretsiz olarak okullarda havuç suyu dağıtmayı hedeflediklerini söyleyen Gençer, şunları kaydetti:

 

“Beypazarı’nda havuç ile ilgili kampanya yapmaya başladık. Ana sınıfından başlayarak ilkokullar sonrasında diğer öğretim kurumları ve kamu kuruluşlarında ücretsiz olarak havuç suyunun faydalarını anlatarak böyle bir çalışma başlattık. Bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir projedir. Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika’da havuç suyu ile ilgili aynı donanıma sahip çocuklarımız arasında 3 ay süreyle her akşam yatmadan önce bir çay bardağı havuç suyu içen çocuklarımızın 3 ay çerisinde bilgi depolama öğrenme yeteneklerinin arttığı ve bunun da notlarına yansıdığı bilimsel olarak kanıtlandı. Asitli içecekler yerine doğal olan havuç suyunu anne ve babaların çocuklarına içirmelerini öneriyorum.”

 

Ankara genelinde izinlerin alınması durumda havuç suyunun dağıtılabileceğini söyleyen Gençer, “Biz havuç başta olmak üzere en iyisini en kalitelisini en fazlasını üretiyoruz. Havucunda yaygın hale gelebilmesi içinde tanıtım ve reklamının yapılması lazım. Gerek kooperatif gerekse üreticiler bu konu da desteklerini alarak Beypazarı’nı pilot bölge olarak seçtik ve ücretsiz olarak dağıtacağız. Hatta Ankara geneli bütün okullarımız da gerekli izinleri alarak ücretsiz olarak dağıtmayı düşünüyoruz” dedi.

KIRBAŞI YOLUNDA TRAFİK KAZASI; 1 YARALI

SAAT 13:00 SIRALARINDA MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA 1 KİŞİ YARALANDI.

 

Bugün saat 13:00 sularında Kırbaşı Yolu üzeri aşağı sanayi bölgesinde meydana gelen kazada, sanayi içerisine dönüş yapmakta olan 06 LEG 61  plakalı kısa Renault marka otomobile, Beypazarı istikametine gitmekte olan 06 ZE 520 plakalı Doğan marka otomobil çarptı.

 

Çarpmanın etkisi ile her iki araçta da maddi hasar oluşurken, Renault sürücüsü Hakkı A. yaralandı. Burnundan kanaması dinmeyen sürücüyü 112 sağlık ekibince ambulansla Beypazarı Devlet Hastanesine kaldırıldı. Doğan sürücüsü Orhun E. yara almazken diğer sürücünün birden önüne kırdığını fren yaptığını fakat zor durabildiğini ve çarptığını ifade etti.

50 BİN KİŞİDEN 67 BİNİMİZ GEZMEYE GİDECEK!

Beypazarı Belediyesi Kültür Turları kapsamında ücretsiz geziler düzenlendi. 50 bin nüfuslu olan (son bilgiler tekrar 47 bine düştüğü belirtiliyor) ilçede 67 bin kişinin kültür gezisine götürülmesi için Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne 16 milyon 100 TL bütçe ayrılması tepki çekti. MHP , BBP ve Beypazarı eski Belediye Başkanı ve aynı zamanda AK Parti Beypazarı Meclis Üyesi İbrahim Demir de söz konusu bütçe maddesine ret oyu verdi.

 

ÇANAKKALE  AMASRA  KONYA  SAFRANBOLU

 

Bütçe görüşmeleri sırasında MHP Grup Başkan Vekili Ramazan Şimşek, konu ile ilgili muhalefet şerhini de Meclis’e sundu. Şimşek; “Nüfusu takribi 50 bin olan Beypazarı ilçemizin 67 bin kişiyi kültür gezisi adı altında geziye götürme maliyeti 16 milyon 100 bin TL bedel karşılığı bütçeden ödenek ayrılarak karşılanması planlanmaktadır. Beypazarı ilçe belediyesinin gelir kaleminde bu harcamayı karşılayabilecek ekonomik gelirin olmadığı ve bütçe fazlası vermediği halde hane halkı gezi bedellerinin belediyeye ait gayrimenkullerin satışı ile karşılanması etik ve doğru değildir” ifadelerine yer verildi.

 

 

VATANDAŞ SORUYOR?

 

Diğer yandan; nüfusla geziye gideceklerin sayısının eşitliği ya da eşitsizliği olabilen diğer ilçeler veya iller var mıdır? Gezi ihaleleri hangi şartlarda gerçekleşmiştir? Otobüsler paket (dolu)’mi gitmektedir? Bu gezi kaç ay sürecek? 67 bin kişi gezmeye götürülemez bu sayı tamamlanmazsa ne olacak? Zarar veya kar kimlerin sorumluluğunda? Bunlar hakkında bilgi verebilecek yetkili var mı?

 

Daha sonra Belediye Meclis Üyesi İbrahim Demir, oturumu yöneten Meclis Başkan Vekili Nail Çimen’den söz istedi. Çimen, “Söz verilecek bir durum yok. Muhalefetinizi koydunuz” deyince,  Demir, 50 bin nüfuslu Beypazarı ilçesinde 67 bin kişinin geziye götürülmesi konusunda tepkisini yüksek sele dile getirerek tepkisini gösterdi.

 

 

İzmir’de ev arayanlara özel: Bornova satılık daire rehberi

Güzel İzmir’in en popüler ilçelerinden biri olan Bornova satılık daire seçenekleri açısından yatırımcılara neler sunuyor? Gelin birlikte göz atalım…

İzmir’in gözde ve en kalabalık ilçelerinden biri olan Bornova, her geçen yıl daha da aktif bir hale geliyor. Gerek tam merkez bölgesinde yer alan kafeler ve mekanlar ile gerek çevre bölgelerinde yer alan imkanlarla, yükseliş gösteren semtlerden biri. Bornova, aynı zamanda İzmir’de dönüşümün oldukça hızlı gerçekleştiği yerler arasında da yer alıyor. Öğrenci yoğunluğu fazla olduğu için, oldukça hareketli olan bölge, ev satın almak için oldukça mantıklı bir seçenek haline geliyor. Fazla sayıda mevcut olarak bulunan daireler, satın alınarak, çoğunluğun yaptığı gibi öğrencilere kiralanarak, devamlı bir şekilde gelir kaynağı olarak kullanılabiliyor.

Bornova satılık daire fiyatları

Bornova satılık daire fiyat aralıkları, bölgenin şehrin merkezi ve en kalabalık noktalarından biri olmasına oranla, oldukça uygun. Zingat Bölge Raporu verilerine göre Bornova satılık daire seçeneklerinde fiyatlar 100 metrekare için ortalama 308 bin 918 TL civarında. Minimum 231 bin 689 TL ile maksimum 386 bin 148 TL fiyatları arasında değişkenlik gösteren konut fiyatları, Bornova’nın merkez noktalarında yer alıyor. Bornova’da satılık daire seçeneklerine bakıldığı zaman her fiyat aralığında ve her bütçeye uygun bir daire bulunabiliyor.

Bornova’da Ulaşım İmkanı

Bornova’da bulunan ve genelde vakit geçirmek için gidilen Küçükpark’ın hemen karşısında Bornova metro istasyonu bulunuyor. Şehrin birçok noktasına metro ile hızlı ve kısa sürede varılabiliyor. İzmir’de aynı zamanda İZBAN (İzmir Banliyö Treni) ulaşım aracı kullanılarak da birçok yere ulaşım imkanı tanınıyor. Bornova’da metro istasyonunun hemen karşısındaki ESHOT kırmızı araçlarla da direkt olarak tek seferde, aktarma gerçekleştirmeden istenilen semte gidilebiliyor. Bornova içerisinde bir yere gidilecekse de, mekan olarak her yer birbirine yakın olduğu için yürüme mesafesi ile ulaşım gerçekleştirilebiliyor. Ekstrem durumlarda, taksi ile de kısa süre içerisinde seyahat etmek oldukça kolay bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor.

Yatırım İçin Uygunluk Gösteren Bir Semt: Bornova

Ege Üniversitesi’nin ana kampüsünün bulunduğu Bornova’da öğrenci yoğunluğu oldukça fazla. Öğrenci mahallesi olarak bilenen ve büyük yoğunluğun bulunduğu Kazımdirik, ev satın almak ve yatırım yapmak için oldukça mantıklı bir tercih oluyor. Okula yürüme mesafesinde olmasıyla tercih edilen mevkii, aynı zamanda metro istasyonuna ve eshot durağı gibi ulaşım bölgelerine yakınlığı ile de ideal bir bölge. Üniversitenin hastanesi, özel yurtlar ve eğlence mekanları Bornova’nın bu kesiminde yer alıyor. Yatırım için oldukça aktif olan Kazımdirik bölgesi, öğrencilerin dinamikliği ile yükselişe geçen bir yer.

Her tarafa yakınlığı ile dikkat ve ilgi çeken bölge, her geçen gün artan nüfusu ile ihtiyacı, her yıl iki katı kadar artırıyor. Bu sayede yeni yapılandırmalar ve konut projeleri ile çevre bölgeler de değerlendiriliyor. Bu projeler ile yine ev sahibi olarak ve yatırım yaparak, kira yoluyla gelir kaynağı elde edilebiliyor. Bu seçenek dışında kişisel olarak satın almak için de uygun olan ve yenilikçi mimarileriyle dikkat çeken konutlar, Bornova’nın her bölgesine kolayca ulaşılabilecek noktada yer alıyor.

CUMHURİYET MAHALLESİNDE YANGIN!

Bugün saat 17:00 sularında  Cumhuriyet Mahallesi’nde çıkan yangında bir ev yanarak kullanılamaz hale geldi.

 

Cumhuriyet Mahallesi Kayadibi Sokak’ta, Ömer Yavruoğlu’na ait 14 no’lu ahşap evde çıkan yangın sonucu ev kullanılamaz hale geldi. Yaşlı ev sahibinin yangın esnasında pazar alışverişine gittiği öğrenildi. Alışveriş dönüşü evinin yandığını gören Ömer Amca şoka girerek gözyaşlarına bürünürken komşuları tarafından zor sakinleştirildi.

 

İtfaiye ekiplerinin saatler süren çalışması sonucu söndürülüp soğutma çalışması yapılan ev tamamen yandı. Olayla ilgili soruşturma başlatılarak yangının çıkış sebebi araştırılıyor.

 

BALIK TUTMAK İÇİN CANINDAN OLUYORDU!

Balık tutmak için girdiği derede ayağı kırılıp mahsur kalan Mehmet Balaban (53) iki saat süren operasyonla kurtarıldı

 

Edinilen bilgiye göre, olay, Bolu’nun Kıbrıscık İlçesi’nde sabah saatlerinde bölgede bulunan Dokumacılar Kanyonu Belen Deresi’nde meydana geldi. Balık tutmak için dereye giden 53 yaşındaki Mehmet Balaban, derenin içinden karşıya geçtiği sırada düştü. Ayağı kırılan Mehmet Balaban, kendi imkanlarıyla bulunduğu yerden çıkamayınca durumu UMKE
ekiplerine bildirdi. Geniş bir ormanlık alanda yaklaşık 2 saat süren arama çalışması sonucu UMKE ekipleri Balaban’a ulaştı. Mehmet Balaban, sedye ile kanyon içerisinden çıkarıldıktan sonra ambulansla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne kaldırıldı.

 

*UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri); İl sağlık müdürlükleri acil ve afetlerde sağlık hizmetleri şube müdürlüklerine bağlı olarak, acil ve olağan dışı durumlarda görev yapmak üzere oluşturulmuş bir ekiptir.

UMKE personeli olağandışı durumlarda UMKE acil müdahale timi adı altında ilinde veya bölgesindeki olaylara müdahale eder. Olağan dışı olayın boyutuna bağlı olarak gerektiğinde sağlık birimlerinde çalışan diğer UMKE personeli bu timde birlikte görevlendirilir.

 

 

 

ATATÜRK’ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 79. YIL DÖNÜMÜ TÖRENLE ANILDI

Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 79. yıldönümü münasebetiyle bugün ilçede anma programı düzenlendi.

Atatürk Parkı’nda düzenlenen törene Beypazarı İlçe Kaymakamı Kadir EKİNCİ, Garnizon Komutanı Aydın YÜREK, Belediye Başkanı Tuncer KAPLAN, Cumhuriyet Başsavcısı Alp Giray YAPAR ,kamu kurum müdürleri , siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

 

Törenler, İlçe merkezindeki Atatürk Parkı’nda bulunan Atatürk anıtına Beypazarı Kaymakamlığı, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı ve İlçemizde bulunan Siyasi Parti temsilcilerinin çelenklerinin konulmasıyla başladı. Saatler 09.05’i gösterdiğinde ise, sirenler eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunun ardından İstiklal Marşımız okundu. Anma Programı, daha sonra sona erdi.

 

BEYPAZARI’LI RUHİYE TEYZE SOSYAL MEDYAYI SALLADI!

Sosyal medyada paylaşım rekoru kıran Beypazarlı Ruhiye Teyze  “Ayakkabıyı çamur olduğu için çıkardım. Çamurlu ayakkabıyla bankaya girilmez diye çıkardım”

 

Evinde yalnız yaşayan ve tarlada çalışarak geçimini sağlayan 2 çocuk annesi 64 yaşındaki Ruhiye Güngör, geçen pazartesi günü akşam saatlerinde ölen eşinden kalan maaşını çekmek için banka şubesine geldi. Tarladan doğrudan bankaya geldiği için ayakkabıları çamurlu olan Güngör, bankadaki yerleri kirletmemek için ayakkabılarını dışarıda bırakarak içeri çoraplarıyla girdi. Güngör’ün bu hareketi bankadaki müşteriler tarafından cep telefonu ile görüntülenerek sosyal medyada paylaşıldı.

Sosyal medyada bu hareketiyle büyük beğeni toplayan ve bugün de tarlada çalışmaya devam eden Güngör, 7 yıl önce ölen eşinin Bağ-Kur ayılığı maaşını çekmek için bankaya gittiğini ve buradan aldığını maaşıyla ev alan oğlunun kredi borcuna yardım ettiğin söyledi. Tarladan döner dönmez bankaya gittiğini ve bu nedenle de ayakkabılarının çamurlu olduğunu belirten Güngör, şöyle konuştu:

 

“Kimse bana bir şey söylemedi. Kimse de ayakkabıyı çıkardığımı görmedi. Saat geliyor diye hemen içeri girdim. Orada birileri kameraya çekmiş. Benim evim, aylığım var. Ayakkabıyı çamur olduğu için çıkardım. ‘Çamurlu ayakkabıyla bankaya girilmez’ diye çıkardım. Çoraplarımla girdim.”

 

Ruhiye Güngör’ün bu hareketi, geçen yıl Kırıkkale’nin Sulakyurt ilçesinde oturan Şerife Cesur’u hatırlattı. Gece saatlerinde ilçedeki hastaneye götürülen 84 yaşındaki Şerife Cesur, ayakkabılarını acil servis girişinde çıkartırken güvenlik kameraları ile görüntülenmiş ve daha sonra Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun katıldığı törenle hastanenin ismi ‘Şerife Cesur İlçe Devlet Hastanesi’ olarak değiştirilmişti.

 

DEMET AKALIN BEYPAZARI’NA MI GELİYOR

Beypazarı’nda sağlıklı yaşam ve eğlence sektöründe ANAR SPA iddialı geliyor.

Beypazarı’nın Termal Şehri Akropol Termal Megakent bünyesindeki havuzlar, spa, restoran ve cafelerin işletmesini 20 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de spa ve sağlıklı yaşam konusunda marka olmuş bir firma olan ANAR SPA devraldı.

‘Mutluluk için sağlığa dair her şey.. ‘ sloganıyla yola çıkan Anar Spa, özel tesisler, oteller, spor ve fitness merkezleri, life clublar, SPA ve Wellness’ler gibi yaşam merkezlerinin vazgeçilmezi durumunda. Özellikle turizm sektöründe artan talebe karşılık kaliteli hizmet sağlayabimeyi ve koşulsuz müşteri memnuniyetini ilke edinen firma Beypazarı ve bölgemizde yaşayan vatandaşlara kaliteli hizmet verme konusunda oldukça iddialı.

Rixos, Green Park hotels, Divan Hotels, Legacy Ottoman Hotel gibi Türkiye’de marka olmuş birçok otelin spa ve sağlık kulübü hizmetini veren Anar Grup sahibi Hacı Anar ve şirketin genel müdürü Esra Tezcan yaptıkları açıklamada ; “Beypazarı’nda faaliyet gösteren Akropol Termal Kent bünyesindeki sosyal tesisleri 10 yıllığına devralmış bulunuyoruz. Şirketimiz Türkiye’de 5 yıldızlı birçok otele  hizmet vermektedir.

Müşteri memnuniyeti ve kaliteyi hedefliyoruz. Beypazarı’nda yaşayan vatandaşlarımıza kış aylarında havuz keyfinin yanı sıra, sauna, fitness merkezi, hamam ve spa merkezimizle hizmet vereceğiz. Bunun yanı sıra restoranımız ve cafe bistromuzu 24 saat halkın hizmetine açmayı planlıyoruz. Gecenin bir yarısı da olsa ailece veya arkadaşlarınızla burada lezzetli ve sağlıklı yemek yeme imkanı sunacağız. Spa merkezimizde Balili bay ve bayan terapistlerimiz hizmet vermeye başladı. Bay ve bayanlara özel hamam, ailelere özel hamam, termal havuzlar ve yüzme havuzlarımızdan vatandaşlarımız faydalanabilirler. Bu çerçevede üyelik hizmeti de vereceğiz, ayrıca antrenör eşliğinde fitness ve yüzme kurslarımız da başlayacak. Canlı müzik ve konserler düzenlemeyi düşünüyoruz. Hatta Demet Akalın’ı da Beypazarılılarla buluşturmayı düşünüyoruz. İmkanımız var, Beypazarılıların da desteğiyle neden olmasın.” dedi.

 

BESTE YAPAN İNŞAAT İŞÇİSİNİN HAYAT HİKAYESİ YÜREK BURKTU

Bitlis’ten 18 yıl önce maddi sıkıntılar nedeniyle Beypazarı’na gelen Osman Çınar, annesi ve 5 erkek kardeşi ile birlikte göç etti. 36 yaşındaki 3 çocuk babası Çınar, okuma ve yazma bilmediği için hayatın zorluklarını yaşıyor. Geçimini inşaatta çalışarak sağlayan Çınar, molalar da ise aklına gelen şarkı sözlerini ses kaydına alıp daha sonra besteye dönüştürüyor. Babasının maddi sıkıntıları nedeniyle Çınar ve kardeşleri, okula gidememelerinden dolayı okuma ve yazma öğrenemedi.

 

“OKUMA VE YAZMA BİLMEDİĞİMDEN DOLAYI HAYATI YARIM YAŞADIM”

 

Okuma ve yazma bilmediğinden dolayı hayatı yarım yaşadığını ifade eden Çınar, şunları kaydetti:

 

“Okumak yazmak için sürekli mücadele ediyorum. Bilgisayar ve telefon sayesinde biraz olsun kendimi geliştirdim. Harfleri tanımaya başladım. 3 tane çocuğum var okula gidiyorlar. Onlarla beraber yazmak ve okumak için derslerine bakıp çalışıyorum. Benim yaşadığım sıkıntıları yaşamamaları için onları okutacağım. Çocuklarım, vatana ve millete hayırlı olsunlar. Hiç yarım kalmasınlar benim gibi o duyguyu hiç yaşamasınlar.”

 

“HİÇ ÖĞRETMENİM OLMADI”

 

Hiç öğretmeninin olmadığını söyleyen Çınar, “Okula gidemediğimden dolayı tebeşir tozu yutmadım. Çok güzel insanlarla tanıştım. Kendimizi onların yaşam tarzına bakarak geliştirmeye çalıştıklarını “söyledi.

 

Okuma ve yazma bilmediği için aklına gelen şarkı sözlerini ses kayıt cihazı veya telefona kaydettiğini anlatan Çınar, “Yazıp okuyamadığım için sıkıntı çekiyorum. Bir tarafım yarım bu yüzden. Şarkı sözlerini aklıma geliyor ama onları yazamıyorum. Şarkı sözlerini ses kayıt cihazı veya telefon sayesinde kaydediyorum” dedi.

 

Okuma ve yazma bildiğinden dolayı şarkı sözlerini notere onaylatmak için yanında şahitler götürdüğünü anlatan Çınar, şunları kaydetti: “Kaydettiğim şarkı sözlerini noter onaylatmak için gittiğimde görevliler bana okutmaya çalışıyor. Okuyamadığım için bu sefer şahit istiyor. Şahitler huzurunda yazdığım sözler noter tarafından onaylanıyor. 30 tane şarkı bestem var. Daha çoğunlukla arabesk türde söz yazıyorum ve besteliyorum.”

 

Okuma ve yazma bilmediğinden dolayı ilginç olaylarda başına gelen Çınar, “Ankara’da sahneye çıktım. Bir beyefendi ile hanımefendi masa da oturuyor. Kağıda bir şey yazarak garson tarafından bana gönderdiler. Ben kağıdı açıp baktım ve anlamadığım için kafa selamı verdim. Birkaç defa daha gönderdiler. Ben yine onlara kafa selamı verdim. Benim için konfeti falan patlattılar. Bende artık garson arkadaşı çağırıp kağıtta ne yazdığını sordum. Garson arkadaşta şarkı isteği olduğunu söyledi.

 

Ben istedikleri şarkıyı söyleyemediğim için masadakiler bana sinir oldu. Sonra masaya gidip özür diledim. Okuma yazama bilmediğimi anlattım. Okuma yazama bilmemenin kötü tarafını yaşadım. Kendini ifade edemiyorsun.”

 

 

(Kamera: Cem Geçim – Haber: Ömer Çetin – Kaya Güneş/İHA – Fotoğraflar: Seyit Çakır)